Almanya 101 – Dil meselesi

Eveeet üşengeçliğimi yendim sonunda ve üç sene içinde bana gelen soruları ve daha fazlasını yanıtlayacağım yazı dizisini yazmaya başladım. Almanya’ya geleli neredeyse üç yıl oldu, gelme sebebim olan mimarlık eğitimimin birinci kısmını da tamamladım bu süre zarfında. Hem eğitim, hem de az çok iş deneyimim oldu, bazı şeyler kendim gözlemledim, bazı şeyleri de burada edindiğim… Read More Almanya 101 – Dil meselesi

Keçili

Modern sanata eminim ki hepimizin şüpheyle yaklaştığı bir an olmuştur. Ben ki tanıdığım en “hisli” insanlardan biriyim, Piero Manzoni’nin konserve kutuda insan dışkısını -pardon, sanatçı dışkısını- karşımda gördüğümde alt metin üzerine kafa yormak için kendimi motive etmekte zorlanmıştım. Anlamayıp burun kıvırmakla kral çıplak demek arasında da ince bir çizgi var. Yani bienale gidip “vay canına… Read More Keçili

Gezmeli

Merhaba! Yazmaya başlamadan önce blogun ziyaretçi istatistiklerine gözüm takıldı. Geçen pazar ziyaretçi sayısında önceki ve sonraki günlere göre bir artış olmuş, hem sevindim hem mahcup oldum. Çünkü iki ayı aşkındır pazar günü frekansını tutturmaya çalışıyorum ve bu doğrultuda bir reaksiyonu ilk yakaladığım hafta kaytardığım hafta oldu. Arada bu istatistiklere göz atıyorum, hangi konu daha çok… Read More Gezmeli

Başlangıç

Daha valizimi hazırlamadım! Yarın sabah 7 gibi kalkarım herhalde. Tramvay, otobüs, uçak derken öğleden sonra İstanbul’da olacağım. Bugün yıllarca her gün arşınladığım caddede bomba patladı. O caddede patlayan ne ilk, ne de son bombaydı. İstanbul’da geçireceğim üç haftada 2 hedefim var: hayatta kalmak, ve portfolyo hazırlamak. Yani evden fazla çıkmayacağım ve hünerlerimi sergilemeye çalışacağım günler beni bekliyor.… Read More Başlangıç