Mavili

Yas nereye gideceğini bilemeyen sevgidir. Nasıl anlatsam? Nerden başlasam? Oğlumun hikayesi olmalıydı bu, sürekli bu cümle dönüyor kafamda, ama öyle olsaydi asla böyle ulu orta yazmazdım özel şeyleri, özel şeyleri ulu orta anlatmamak gerektiği de eski hayatımın sonlarına doğru edindiğim bir özdayatma. Ama bu benim hikayem, yani kendimi merkeze koyarak anlatırsam benim hikayem olabilir. Çok… Read More Mavili

Keçili

Modern sanata eminim ki hepimizin şüpheyle yaklaştığı bir an olmuştur. Ben ki tanıdığım en “hisli” insanlardan biriyim, Piero Manzoni’nin konserve kutuda insan dışkısını -pardon, sanatçı dışkısını- karşımda gördüğümde alt metin üzerine kafa yormak için kendimi motive etmekte zorlanmıştım. Anlamayıp burun kıvırmakla kral çıplak demek arasında da ince bir çizgi var. Yani bienale gidip “vay canına… Read More Keçili

Merdivenli

Yazmıyorum. Her şey o kadar karışık ki, yaşım ve hayat tecrübem bana yargılara varma imkanı tanımıyor. Bir şeylerin netleşmesini bekliyorum; o zamana kadar da başka konulardan konuşmak, her şey yolundaymış gibi yapmak anlamlı gelmiyor. Bugün diyecek bir şeylerim var. Bugünle ilgili bir fikrim var. Belki, acaba, dur bakalım demiyorum. Ülke öyle bir duruma gelmiş ki,… Read More Merdivenli

Hızlı

“Önemsediğimiz konularda sessiz kalmaya başladığımız gün ölmeye başlarız” demiş Martin Luther King, Jr. Yaklaşık bir ay önce karaladığım yazımın bir yerinde hayatımızdaki sabitlerin nasıl da bir bir elimizden alındığına değinmiştim. Aidiyet ve kimlik sorunu üzerine, aslına bakarsanız gayet öznel bir denemeydi o, biraz bulanıktı belki de bu yüzden. Bugün, 1 Mayıs İşçi Bayramı sebebiyle, şu hızla… Read More Hızlı

Defneli!

Yazamadım. Pazar akşamı oturup güya, söz verdiğim gibi, iki hafta önceki yolculuğumu yazacaktım. Sonra da hep ölümü düşündüm. Ölümü idrak etmeye çalıştım. Olmadı, pes ettim. Yaşamı, yaşanmışlıkları düşününce de yazasım geldi. 10 Nisan teyzem Aysen’in doğum günü. Onu kaybetmemizin üstünden 8 yıl geçmiş, dile kolay… Her yıl 10 Nisan’da Burgazada’ya gidip Kalpazankaya’da yemek yeriz. Lokantanın… Read More Defneli!

İyelik

İnsan evinden bir çıkar, pir çıkar. Gezmemiş, görmemiş, tatmamış gibi yapamaz. Yani insan bir kere gitti mi, gitmiş bir kişidir; sonra dönse de, bir daha hiç ayrılmasa da, o artık gitmiş bir kişidir. Şimdi ben de bir kere gittim ya, artık sanki bütün dünya bana kapılarını açmış gibi geliyor. Nereye gitsem, nereye taşınsam diye açıyorum… Read More İyelik