Mavili

Yas nereye gideceğini bilemeyen sevgidir. Nasıl anlatsam? Nerden başlasam? Oğlumun hikayesi olmalıydı bu, sürekli bu cümle dönüyor kafamda, ama öyle olsaydi asla böyle ulu orta yazmazdım özel şeyleri, özel şeyleri ulu orta anlatmamak gerektiği de eski hayatımın sonlarına doğru edindiğim bir özdayatma. Ama bu benim hikayem, yani kendimi merkeze koyarak anlatırsam benim hikayem olabilir. Çok… Read More Mavili

Almanya 101 – Üniversite

Geçen hafta yazamadım. Ben de biraz tatil yaptım, tam 17 ay aradan sonra denize girdim, hak ettim bence! Bugünkü konumuz Almanya’da üniversite… Önce acı gerçekle başlayayım. Almanya’da üniversite okumak kolay değil. Geçen yazımda da (buyurun yine görsele tıklayın okumadıysanız) bahsettiğim gibi, eğer okumaya geldiyseniz okumak birincil uğraşınız olmalı. Elbette gezeceksiniz eğleneceksiniz ama özellikle mühendislik ve… Read More Almanya 101 – Üniversite

Almanya 101 – Borcumuz ne kadar?

Öncelikle mesajlarınız, yorumlarınız, desteğiniz için çooook teşekkür ederim. Çok çok çok mutlu oluyorum herhangi bir geri bildirim aldığım anda. Dediğim gibi, aklıma gelen her soruyu yazının içinde yanıtlamaya çalıştım ama yine de herhangi bir sorunuz olursa mesaj atabilirsiniz. Yurtdışında yaşayan, hatta Almanya’da yaşayan bazı arkadaşlarım da blogumu takip ediyorlar, fark ediyorum 🙂 Sizden bir isteğim… Read More Almanya 101 – Borcumuz ne kadar?

Almanya 101 – Ev, mev, yurt, murt

Hallöchen! Bir önceki yazımdan sonra pek çok teşekkür mesajı aldım ve çok çok mutlu oldum, sizi bekletmeden hemen ikinci kısmı yazmaya koyuldum! Meğer benim etrafımda Almanca bilen insan sayısı sandığımdan fazlaymış, ilk yazı onların pek işine yaramamış… Ama bugünkü yazıdan faydalanabilecekler çünkü bugün feci baş ağrılarına gebe bir potansiyel sorunu çözeceğiz: Kalacak yer bulmak. Bu… Read More Almanya 101 – Ev, mev, yurt, murt

Almanya 101 – Dil meselesi

Eveeet üşengeçliğimi yendim sonunda ve üç sene içinde bana gelen soruları ve daha fazlasını yanıtlayacağım yazı dizisini yazmaya başladım. Almanya’ya geleli neredeyse üç yıl oldu, gelme sebebim olan mimarlık eğitimimin birinci kısmını da tamamladım bu süre zarfında. Hem eğitim, hem de az çok iş deneyimim oldu, bazı şeyler kendim gözlemledim, bazı şeyleri de burada edindiğim… Read More Almanya 101 – Dil meselesi

Keçili

Modern sanata eminim ki hepimizin şüpheyle yaklaştığı bir an olmuştur. Ben ki tanıdığım en “hisli” insanlardan biriyim, Piero Manzoni’nin konserve kutuda insan dışkısını -pardon, sanatçı dışkısını- karşımda gördüğümde alt metin üzerine kafa yormak için kendimi motive etmekte zorlanmıştım. Anlamayıp burun kıvırmakla kral çıplak demek arasında da ince bir çizgi var. Yani bienale gidip “vay canına… Read More Keçili

Merdivenli

Yazmıyorum. Her şey o kadar karışık ki, yaşım ve hayat tecrübem bana yargılara varma imkanı tanımıyor. Bir şeylerin netleşmesini bekliyorum; o zamana kadar da başka konulardan konuşmak, her şey yolundaymış gibi yapmak anlamlı gelmiyor. Bugün diyecek bir şeylerim var. Bugünle ilgili bir fikrim var. Belki, acaba, dur bakalım demiyorum. Ülke öyle bir duruma gelmiş ki,… Read More Merdivenli

Gezmeli

Merhaba! Yazmaya başlamadan önce blogun ziyaretçi istatistiklerine gözüm takıldı. Geçen pazar ziyaretçi sayısında önceki ve sonraki günlere göre bir artış olmuş, hem sevindim hem mahcup oldum. Çünkü iki ayı aşkındır pazar günü frekansını tutturmaya çalışıyorum ve bu doğrultuda bir reaksiyonu ilk yakaladığım hafta kaytardığım hafta oldu. Arada bu istatistiklere göz atıyorum, hangi konu daha çok… Read More Gezmeli

Zeytinli -2

Hayatımda önemli bir yeri olan bir arkadaşım bana “bilgi güçtür” demişti. Dünya bu gerçeğin etrafında dönüyor, okuyup yazan herkesin malumu, ama bunu böyle açık ve keskin bir şekilde ifade edebilmek de ayrı bir güç. Ben de naçizane öğrendiklerimi, kavrayabildiğim kadarıyla paylaşmaya çalışacağım yazıları “güç” başlığı altında toplamaya karar verdim. Uzmanı olduğum konuları değil, tam tersi,… Read More Zeytinli -2

Hızlı

“Önemsediğimiz konularda sessiz kalmaya başladığımız gün ölmeye başlarız” demiş Martin Luther King, Jr. Yaklaşık bir ay önce karaladığım yazımın bir yerinde hayatımızdaki sabitlerin nasıl da bir bir elimizden alındığına değinmiştim. Aidiyet ve kimlik sorunu üzerine, aslına bakarsanız gayet öznel bir denemeydi o, biraz bulanıktı belki de bu yüzden. Bugün, 1 Mayıs İşçi Bayramı sebebiyle, şu hızla… Read More Hızlı